Başarı, İstenmediği Yere Gelmez

Yenildiğini düşünen, Yenilmiştir

Yenildiğinizi düşünüyorsanız, yenilmişsinizdir. Cesur olmadığınızı düşünüyorsanız, korkaksınızdır. Kazanmak istiyor fakat kazanamayacağınızı düşünüyorsanız, kesinlikle kazanamazsınız demektir. Kaybedeceğinizi düşünüyorsanız, çoktan kaybetmişsinizdir. Dışarıdaki dünyaya çıktığınızda anlayacaksınız ki başarı, ancak onu istediğiniz takdirde gelecektir. Her şey insanın kafasında biter. Alt edildiğinizi düşünüyorsanız, alt edilmişsinizdir. Yükselmek için yüksek düşünmelisiniz. Bir ödülü kazanmadan önce kendinizden emin olmalısınız. Yaşam savaşını kazanan her zaman, en güçlü ya da en hızlı olan değildir. Er ya da geç kazanan kişi, kazanacağını önceden düşünebilen kişidir.Arnold Palmer

Yukarıdaki sözler, “Kral” takma adıyla tanınan, golf dünyasının gelmiş geçmiş en büyük isimlerinden olan ABD’li Arnold Palmer‘e ait. Kendisinin kariyeri boyunca 7’si büyük turnuva olmak üzere 90’dan fazla turnuva zaferi bulunmaktaydı. 1960 Amerika Açık’ın final turunda 7 vuruş gerideydi ama asla yenildiğini düşünmemişti. Çünkü biliyordu ki ‘yenildiğinizi düşünüyorsanız, yenilmişsinizdir.’ Ve 7 vuruş geriden gelerek şampiyon olan Palmer, turnuva tarihinin en büyük geri dönüşüne imza attı. (Ek bilgi: Efsanevi golfçü, 2016 yılında, 87 yaşında hayatını kaybetti.)

https://assets3.thrillist.com/v1/image/2084932/size/tmg-article_default_mobile.jpg

Doktorlarla yarışan koşucu

Bir başka sporcu, bir uzun mesafe koşucusu. Bir mil koşusunda dünyanın en hızlı adamı olmaktı. Yaşadığı dönemle yani 1950’li yıllarda bir milin dört dakikanın altında koşulamayacağı düşünülüyordu. Hatta çeşitli dergi ve gazetelerde bunun mümkün olmadığı, insan vücudunun buna dayanamayacağı yazılıyordu. Tüm bu önyargılara rağmen, 6 Mayıs 1954’te Oxford’da yapılan ikili koşuda bir mili (1609 metre) dört dakikanın altında koşarak inanılmazı başardı. Azim, inanç ve kararlılığın bir armağanı olan başarının en güzel örneklerinden biri olan bu kişinin adı ise Roger Bannister idi.

Peki bunu nasıl başardı?

Bannister her gün fiziksel egzersizler ve koşu çalışmaları yaparken aynı zamanda zihinsel egzersiz de
yapmaktaydı. Başarısının sırrı da buradaydı. Yaptığı zihinsel egzersiz de; yarışın başladığını, herkesin heyecanla sonucu beklediğini, tam 3.59’da yarışı bitirdiğini herkesin onu ayakta alkışladığını gözünde canlandırmaktadır. Ayrıca gazetelerin “Doktorları yalancı çıkaran adam Bannister” diye onu manşete taşıdıklarını, yarış sonrası heykelinin dikildiğini ve önünde poz verdiğini hayal etmektedir. Hiç usanmadan her gün fiziksel egzersizlerin yanında bu zihinsel canlandırmayı da yapmayı sürdürür.Sonuç… Bannister, 1954 yılında tam da gözünde sürekli canlandırdığı gibi 1 mili 3.59’da koşar ve “Doktorları yalancı çıkaran adam” olarak tarihe geçer. Onun heykelini dikerler. Paraya adı basılır. Rekorun kırıldığı piste ismi verildi. Spor Illustrated tarafından ilk kez yılın sporcusu ilan edildi..

http://citiusmag.com/wp-content/uploads/2018/03/roger-bannister.jpg

Roger Bannister’dan sonra, çok sayıda atlet bu rekora erişti. Çünkü birinin böyle bir şeyi başarması onların zihinlerinde var olan bir bariyeri de yıktı. Bunu Roger Bannister’dan sonra ilk yapan isim, sadece 46 gün sonra John Landy oldu. İşin asıl ilginç tarafı bu rekordan sonraki iki yıl içinde, tam 213 atlet daha bir mili dört dakikanın altında koştu. (Dipnot : Günümüzde bu koşunun rekoru 7 Temmuz 1999 Roma’ da yapılan koşuda 3:43 derece ile Hişam El Geruc (MAR) isimli atlet elinde bulundurmaktadır. Kaynak : Atletizmde dünya rekorları listesi.)

Ne değişmişti?

Sadece kafalarda oluşan engelin kalkması dışında. İnsan çalışırsa, düşündüğü ve inandığı her şeyi başarabilir. Başarı bilinci inançla yakından ilişkilidir. Zihniniz başarıya odaklanır ve başarısızlık olasılığını reddeder. Roger Bannister’ın yaptığı gibi.

Asıl engelli, herhangi bir uzvu eksik olan değil, kendi zihnine koyduğu engellerden dolayı başarısızlığa uğrayandır. Ve bu da zihinsel engellilik durumudur. Bizler de büyük ya da küçük farketmeksizin, hayatta karşımıza çıkan engellerle başa çıkmaya çalışırken önce o engelin aşılamayacak bir şey olmadığını zihnimize inandırmalıyız. Yani önce başarabileceğimize kendimizi inandırmalıyız ki, başarabilelim.

Cümlelerin içindeki cümlelere, fikirlerin içindeki fikirlere, ulaşılmak istenilene. Kişinin kendine çıktığı yolculuğa. Tek Tırnak

https://miro.medium.com/max/5000/1*QqoS6WsjG6WSr9-BFFQhbA.jpeg

KAYNAK
https://www.bbc.com/sport/athletics/43273249 https://www.nytimes.com/2018/03/04/obituaries/roger-bannister-dead.html https://cantenkaya.com/roger-bannisterin-sira-disi-hikayesi/ http://durbunyazar.net/kekremi-bir-hayal-roger-bannister/

4 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.