Bilge Kağan’ın Hayatı ve Gök Türkler

 

Tarihi ekranlar vasıtasıyla her yaşa yeniden sevdiren Cansu Canan Özgen, Bilge Kağan çağından başlayıp Gazi Mustafa Kemal Atatürk dönemine kadar uzanan süreçte, Türk tarihinde iz bırakmış olan büyük isimleri, alanında uzman tarihçilerle yağtığı röportajlarının derlemesni yayınladığı kitabı incelemeye başladığımız bir seri bu. Kitap okuması oldukça kolay, şanlı tarihimizi bize bir kere daha güzellikleriyle anlatıyor. Sıkılmadan okuyabileceğiniz bu kitabın bölümlerini teker teker ele alarak sizlere paylaşmak istiyorum. İlk olarak, Cansu Canan ÖZGEN hanımın Prof. Dr. Ahmet TAŞAĞIL hoca ile Bilge Kağan ve Gök Türk Devleti hakkında yaptığı röportajın ana başlıklarıyla özet halinde başlayalım.

 

Türk tarihine olan okur ilgisi size göre zaten hep var mıydı?

Gerçek anlamda Osmanlı İmparatorluğunun yıkılışa gidiş yıllarında başladığını söyleyebiliriz. Bunalım ortamında kimlik arayışlarının bunda çok etkisi olduğu söylenebilir. Cumhuriyetimizin kurulmasının hemen akabinde Türkiye Enstitüsü, akabinde Türk Tarih Kurumu ve Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih coğrafya fakültesi’nin açılmasının asıl amaçlarında eski Türk tarihine dair araştırmalar yapmak vardır. Daha sonraki yıllarda bu ilgi iktidarlar tarafından bastırılmaya çalışılsa da günümüzde, ülkemizin içinde bulunduğu durum neticesinde, aslında var olan ancak bastırılmaya çalışılan ilgi birden açığa çıktı. Kısacası Önlenemez bir gerçekti. Hak ettiği yeri buldu biyebilirim.

Bilge Kağan Kimdir?

Bilge Kağan, 716-734 yılları arasında Göktürk Devleti’ne kağanlık yapmış biridir. Onun kağanlık döneminde hem kendi mücadeleleri, hem de devletin içinde yaşananlar Türk tarihi için adeta ibret vesikasıdır.

Bilge Kağan, vasiyet niyetinde taşlara yazılar kazıttırmıştır. Bilge Kağan’ın böyle bir öngörüde bulunmasını nasıl yorumluyorsunuz?

Bozkırlarda kültür, fikir ve her türlü düşünce akımı nesilden nesile sözlü olarak aktarılırdı. Bilge Kağan, fikirlerinin daha kalıcı olması için taşa kazıttırdı ve gelecek nesillerin ders almasını istedi. Çinliler onu ‘Bilge’ olarak tanımlaması ve bunun için takdir etmesi vesilesidir.

Türk Devletlerine model devlet; Göktürk Devleti

Altıncı yüzyılın ortalarında Altay Dağları’nın güney eteklerinden başlayarak, Ötüken’e doğru yayılan, yeni siyasi oluşum Türk ve Dünya tarihini derinden etkileyecekti. Bu devlet dünyanın doğu ucunda da batısında da Türk adıyla anılacaktır. Bu Türk Kağanlığı, devleti ya da imparatorluğu 21. yüzyıla kadar sürecek Türk tarihinin bir modelini oluşturacaktır. bütün Türk Dünyası içinde Gök Türkler’in yeri özeldir ve yaşayan her Türk topluluğu ile bir şekilde bağlantısı vardır. Türk sözü bu devirde millet ve devlet adı olarak belirgin bir şekilde dünya tarihinde yerini almış, üç kıtaya yayılmanın temeli atılmıştır.

Oğuz ismi nereden gelmiştir.?

Oğuz adı üzerinde çeşitli açıklamalar yapılmış ise de artık bunun kabileler anlamına geldiği anlaşılmıştır.  Yani “ok-u-z” olduğu kabul edilmektedir. Kısacası Oğuz adı Türk kökenli boyları tanımlayan bir kavramdır.

Orhun Abideleri yazılırken Fransız Devleti henüz kurulmamıştı bile!

Halbuki 843’lerde Türkler’in bir devleti vardı; üstelik model bir devletti. Günümüz Avrupa milletlerinin, Orhun Yazıtları’nın dikildiği çağda henüz oluşmadıklarını, ortaya çıkmadıklarını görürüz. Bir bakıma tarihimizin zenginliğidir bu.

Bilge Kağan’ın tahta çıkması

Bilge Kağan’ın kardeşi Kül Tegin, amcaları Kapgan’ın kağanlığında devletin iç isyanlarla çok yıpranması sonucu bir ihtilalle amcasını tahtan indirir. Bilge Kağan, savaşçı kardeşi Kül Tegin ve halk tarafından oldukça saygı duyulan Vezir Tonyukuk ile beraber yönetimde bulunmuşlardır.

Bilge’nin kardeşi Kül Tegin’in vefatı

“Gören gözüm görmez oldu, bilen aklım bilmez oldu” minvalinde sözleri bulunmaktaydı Bilge’nin.

Bilge Kağan şehirlere yerleşmeyi teklif ediyor.

Vezir Tonyukuk 723 devlet meclisinde, kentler inşa ederek yerleşmeyi planlayan Kağan’a itiraz ediyor. “Biz şehirlerde yaşayamayız” diyor ve ekliyor; “Çünkü sayımız az ve düşman geldiğinde onlarla savaşabiliyoruz anca çok kalabalıklarsa geri çekilmesini de biliyoruz. Eğer şehirlere yerleşirsek yok oluruz” diyor. Kağan bunun üzerine fikrini değiştiriyor.

Bilge Kağan’ın özellikleri

Barışsever ve dost canlısı bir karaktere sahip olan Bilge, kağanlığı boyunca önce boyları tekrar devlete bağlamak suretiyle ülkede iç huzuru sağlamış ardında Çin ile iyi barış ilişkileri kurmuştur. Fiziki özellikleri hakkında bilgi bulunmamaktadır. Kağan, önemli bir devlet aklına sahipti.

Bilge Kağan’ın dini inanışı neydi, nasıldı

Eski Türk inancına Gök Tanrı inancına mensuptu.

Gök Türk  dönemi Türkçesi ve alfabesi

Gök Türk alfabesi 38 harften meydana gelir. 4 tanesi sesli hartir. Türklerin milli alfabesi denebilir. O dönemin Türkçesinin gerçekten gelişmiş bir dil olduğunu dilbilimciler söylüyor.

Orhun Yazıtları

  • 731’de ölen Kül Tegin için 732’de Bilge Kağan tarafından Kül Tegin yazıtı
  • 734’te ölen Bilge Kağan için 735’te oğlu Tenri Kağan tarafından Bilge Kağan yazıtı
  • Tonyukuk Yazıtı’nın ise 725 dolaylarında dikildiği tahmin ediliyor.

Bilge Kağan’ın ölümü

Buyruk Çor, yani Bakanı tarafından zehirlenerek öldürülmüştür. Çinlilerden rüşvet alarak bu cinayeti işlemiştir. bilge Kağan hemen ölmemiş, kendisini zehirleyeni ve ailesini öldürtmüştür.

II.Gök Türk Devletinin sonu

734 yılında ölen Bilge kağan’ın yerine Kağanlığa geçen oğulları devlete eskisi gibi hakim olamamışlardı. Bilge Kağan’ın ölümden 11 yıl sonra 745 yılında devlete son verilmiştir. Bilge Kağan özelinde Gök Türk Devleti, her yönüyle Türk tarihine model olmaktadırlar.

Türk Oğuz beyleri, halkı işitin! Üstte gök çökmedikçe, altta yer delinmedikçe, Türk halkı senin devletini, yasalarını kim yıkıp bozabilir idi?

Ey ölümsüz Türk Milleti! Kendine dön! Su gibi akıttığın kanına, dağlar gibi yığdığın kemiklerine layık ol!

Bilge Kağan

 

Paylaşmak

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.