Müntekim İnceliyor #2 – Bizim Büyük Çaresizliğimiz

Kitabı okumamı şiddetle tavsiye eden kıymetli arkadaşım Mahbube ile aramızda geçen diyalog şu şekildeydi;

MA: Mahbube’yi  MÜ: Müntekim’i  ifade etmektedir.

MÜ: Neden en sevdiğin kitap bu? Ne var bu kitapta?

MA: Karakterlerin birbiriyle olan ilişkini ve yaşam şekillerini sevdim çünkü.

MÜ: İki çok yakın arkadaşın aynı kıza aşık oluşunu anlatıyor. Rahatsız edici değil mi sence?

MA: Neden olsun ki? Aşk kendini tutabildiğin bir şey mi?

MÜ: Peki sonu için ne diyorsun? Daha çarpıcı bir son olamaz mıydı? 

MA: Barış Bıçakçı’nın sonları için çok yorum yapamıyorum. Genelde hep bir yarım kalmışlık hissediyorum. O çarpıcılık hiç olmuyor, çok naif bitiriyor.

MA: Bence her okur kendi sonunu yazsın.

… diyerek kitap hakkındaki muhabbetimizi çok güzel bir şekilde sonlandırıyor ve ”nabcaz bu okulu” temalı sohbetimize dalıyoruz 🙂

Kısaca Kitabın Konusu

Ender ve Çetin adında 30’lu yaşlarda iki arkadaşın tek bir kadına –Nihal’e– olan aşkını anlatır. Nihal; bu çok yakın iki dostun arkadaşı olan Fikret‘in kız kardeşidir. Yurt dışında yaşayan Fikret Türkiye’ye geldiğinde ailesiyle bir trafik kazası geçirirler. Anne ve babasını bu kazada kaybeden Fikret, kız kardeşini tek güvendiği insanlar olan Ender ve Çetin’e emanet eder. Kendisi  öğrenim hayatına devam etmek üzere tekrar yurt dışına dönerken kız kardeşi Nihal ise Ankara’daki okulunu bitirmek zorundadır.

Arkadaşlar, sevgili tek’tırnak okurları.

Konuyu her ne kadar iki arkadaşın bir kadına olan aşkı olarak vurgulasak da işin aslı bundan biraz farklı. Kitapta imrenilesi bir dostluk örneği görüyorsunuz. Ara ara okumaya ara verip ”acaba böyle bir arkadaşım var mı, olsa nasıl olurdu? ” diye hayallere dalmaktan kendinizi alıkoyamıyorsunuz. Zaten yazar bunu 150. sayfadaki şu paragrafta kendisine de atıf yaparak çok tatlı bir şekilde bizlere aktarıyor ;

Evet.

Kitap baştan sona Ender’in ağzından Çetin’e yazılmış bir mektup şeklinde anlatılıyor. Eğer kafanız boş ve dikkatiniz tazeyse satırlar kayıp gidiyor gözlerinizin önünden. Gayet sade, temiz, sabun üzerinde kayan bir bıçak gibi keskin ve pürüzsüz ilerliyor hikaye. Konuyu çok fazla dağıtmıyor. Gereksiz analizlere ve teşbihlere girmiyor. Değinilen tahliller ise oturup iki dakika düşündürecek tatta.

Lakin.

Herkes bu tekdüzeliği sevmeyebilir. Kitabı okurken hep sakin bir tonda ilerliyorsunuz. Tüm bu okuduklarıma değecek çarpıcı bir final gelir diye düşünüyorsunuz.” Bak kesin finalde şöyle böyle olucak, başkarakter anafartalar komutanı gibi kükreyecek, toplumsal etiğin el verdiği ölçüde caniliklerle bir son gelecek!”  beklentisine girip kuzusunu seven bir tonton nine yumuşaklığında bir sonla kucaklaşıyorsunuz.

Cahilliğimize ver Barış Bıçakçı. Henüz yeni tanışıyoruz. 🙂

BONUS

Kitap Sonu Şarkı Önerisi 1

Kitap Sonu Şarkı Önerisi 2

Kitaptan Uyarlama Filmler

Filme gitmek içinhttps://jetfilmizle.live/bizim-buyuk-caresizligimiz-filmi-izle.html

 

 

 

Bir ”Müntekim İnceliyor: İnceldiği Yerden Kopuyor” un daha sonuna gelmiş bulunmaktayız. Bir sonraki incelemede görüşmek dileği ile 🙂
Paylaşmak

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.