Din ve Bilimsel Zihin

Günümüzde hayatlarımıza yön vermede iki otoriteden söz edebiliriz. Bunlar: bilim ve dindir. Önümüze çıkan bir bilginin bilimsel olduğunun söylenmesi onu güvenilir yaparken din için aynısını söyleyemeyiz.

Bilimsel buluşlar, sanayi devrimi, yapılan reformlar insanların sosyal hayatlarını etkilerken din de ciddi olarak sorgulanmaya başlandı. Din ile bilimin çatıştığı söylemleri yükselişe geçti.

Tarihe baktığımızda, Auguste Comte, Emile Durkheim veya Karl Marx gibi düşünürler bilimin dinlerin yerini alacağını, dinlerin yok olacağını düşündüler. Her ne kadar şuan için bu iddianın gerçekleşmediğini söylesek de bilimin artan etkinliği dindarlığı etkiliyor diyebiliriz.

Tabii ki bu düşünceye karşı olarak Descartes, Newton, Galileo gibi düşünürleri de gösterebiliriz. Bunlar dindar kimselerdi ancak bu kimseler bulgularının dinleriyle çelişkili olmadığını da belirtmiş kişilerdi. Evrendeki buluşlarını Tanrının ilahi eseri olarak görüyorlardı.

Buna nazaran agnostik dediğimiz kişilere gelince, onlar ise Tanrının bilinemeyeceğini savunurken bunu bilimsel verilere dayandırmamış.

Bir Tanrıya inanmak, inanmamak, veya bu konuda bilinemezciliği savunmak evrendeki bilimsel verilerle değil; sosyal yaşantıyla, kültürel birikimle ve akli tecrübelere dayanan bir karar. Söz gelimi Tanrının varlığı ve yokluğu arasında gidip gelen Darwin dahi evrim teorisini ortaya koyarken bunu Tanrının varlığı ve yokluğu ile ilişkilendirmemiştir.

İslam dünyasına baktığımızda da İbn Rüşt gibi birçok düşünür ve bilim adamı bilim ve dini kardeş olarak görmüş, inandıkları dini bilimsel faaliyetlerine engel değil aksine teşvik edici görüp ve hemen her konuda araştırmalar yapmışlardı. Nitekim günümüzün aksine evrimi savunan Müslüman filozof ve bilim adamlarını dahi bu dönemde görebiliriz.  Buna karşın akla önem vermeyi iman zafiyeti olarak görenler de vardı. Bu kişilere göre akıl her şeyi bilemez ve yanıltır.

Aklı öteleyen ve güvenilmez olduğunu söyleyen bu düşünceyi sadece İslam medeniyetindeki bir takım kişilerde değil farklı medeniyetlerde de görebiliriz. Örneğin evrimci J.B.S Haldone;

“ Eğer zihinsel süreçlerim tamamen beynimdeki atomların hareketlerinden oluşuyorsa, inançlarımın doğru olduğunu varsaymam için hiçbir gerekçe yoktur.”

Demiştir.

Kısacası

Din ve bilim gibi iki etkili otoritenin yetkinliğini sorgularken ‘hangi bilim?’ ve ‘hangi din?’den bahsettiğimize açıklık getirmek gerekir. Tarihin belli dönemlerinde, şuan da ve hatta insan aklının egemen olduğu gelecekte dahi topluma en etkili yön verme formu olan din, belli kesimlerce kullanılmış, kendi tekeline alınmaya çalışılmış, ve kitleler din aracılığıyla yönlendirilmiş.

Topluma bilimsel bir zihin inşa ederken hangi dinden bahsettiğimiz fazlasıyla önemli. Eğer söz konusu din, aklı öteleyen bir din ise o toplumda bilimsel bir zihin inşasından bahsedemeyiz. Veya ortaya atılan her bilimsel iddia veya teori dinin kaynağına sunuluyorsa yine inşa edilemez. Bilim özgürlüğü sever. Özgürlüğün olmadığı yerde bilimsel faaliyetlerden söz edemeyiz.

Peki, yaşadığımız toplumda bilimsel zihin inşa edilebilir mi? Veya var mıdır? Şahsi düşüncem yoktur. Eğitimin kalitesizliğini bir kenara koyarsam eğer, toplumsal olarak bilimsel, özgür düşünen bir idrake sahip olduğumuzu düşünmüyorum. Nedeni ise, inanılan dini yanlış yorumlamak.

Kur’an’da bu kitapta evrenle ilgili şeyler öğrenmeyin denmemiş. Aksine kendisine güvenen bir üslupla araştırın demiş. Bakın bakalım bu yer gök nasıl oluştu demiş ve bunu söylerken bunları kendi otoritesine tehdit olarak görmemiş. Hatta ki meydan okumuş bakın bakalım bir pürüz var mı, bir çatlak var mı demiş.

Fakat günümüz, Kur’an’ın kendisine güvendiği kadar Kur’an’a güvenemez ve hal böyleyken sorgulamaya cesaret edemez.

Kısacası bilimsel bir zihin inşası özgür zihinlerde gerçekleşir. Ortaçağ düşüncesi gibi topraktan çıkan her element dine sunulup var mı yok mu? İnansam dinden çıkar mıyım? İnanmasam cennetten düşer miyim? Gibi yersiz düşünceleri bir kenara bırakıp bilim çağını yakalamak ve bilimsel bir zihin inşa etmek gerek.

Paylaşmak

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.