‘’Küçük Filozoflar’’ Asperger Sendromu

Otizmi muhtemelen çoğunuz biliyorsunuzdur, ya da en azından duymuşsunuzdur. Peki ya Asperger Sendromu?

Asperger için kabaca otizmin alt dallarından biri diyebiliriz. Hastalık değildir. Bu sendroma sahip bireyler iletişim ve etkileşimde sorun yaşarlar, yüz ifadeleri ve mimik gibi sözel olmayan şeyi anlamakta zorluk çekerler, yani sözsüz davranışlarında sorun vardır. Örneğin karşısındaki konuşurken yüzü asılsa o bunu fark etmeden konuşmasına devam edebilir, gülümseyerek verilen selama aynı şekilde karşılık vermeyebilir. Ya da gördüğü ilgi çekici ve güzel bir şeyi diğer insanlar gibi başkalarıyla paylaşma arzusu olmaz. Kısıtlı ilgi alanı ve tekrarlayıcı davranışları vardır. Yani normal çocuklar birkaç aktiviteye normal seviyede ilgi duyarken bu çocuklar tek bir şeye normalden fazla ilgi duyarken diğer şeylerle hiç ilgilenmeyebilirler. Sürekli ellerini kullanırlar. Sadece tek taraflı bir konu hakkında uzun soluklu konuşur ve o konu dışına pek çıkmazlar, dinleyicilerinin sıkılma ya da bir an önce oradan ayrılma gibi tepkilerinin ve duygularının belirtilerinin farkına varmazlar.

Peki, size bunlar bir diziyi ya da filmi hatırlattı mı? Bana The Big Bang Theory dizisindeki Sheldon Cooper karakterini, Benim Adım Khan filminin başrolünü, bir de tabi ki son zamanların gündemi olan Atakan Kayalar’ı hatırlattı. Elbette bunlar kesin bir şekilde asperger sendromuna sahip diyemeyiz, çünkü bu sendromu saptamak için bir kan testi ya da beyin taraması yoktur.

Çocukları gözlemleyerek sadece bu sendrom düşünülebilir. Çocuk göz teması kurabiliyor mu, vücut dili değişikliklerini fark ediyor mu, oyuncaklarını paylaşıyor mu bunlara bakılır. Genelde erkek çocuklarında daha sık görülür. Ve bu sendroma sahip kişilerin tipik bir de yüz görünümü vardır. Geniş alın, büyük gözler, küçük burun, göz-üst dudak seviyesi kısa, genelde beyaz tenli.

Otizmin bir alt dalı dedik, peki otizmden farkı nedir? Bu sendroma sahip kişilerde, otizmde görülen dilsel veya entelektüel gelişimdeki gecikmeler görülmüyor ve IQ seviyeleri normalden yüksek olduğu görülüyor.

Bir hastalık değildir sebebi bilinmiyor ama genetik bir bozukluk olduğu düşünülüyor ve ilacı da yoktur. Yapılması gereken çocukların iletişim ve etkileşiminin gelişmesini sağlamak, farklı aktivitelere yönlendirmek.

Sonuç olarak bizler, Sheldon’un çok ünlü olan o repliği  ‘’this is my spot’’ gibi ya da Atakan’ın okuduğu felsefe kitapları gibi onları özel yapan bu şeyi hep konuştuk ve bundan sonra da hep konuşulacaktır.

1 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.