Yolculuktan öze düşenler

Yolculuklarımız vardır bir yerden bir yere. Bu yolculuklar bazen ayrılığın hüznünü barındırırken, bazen kavuşmanın özlemini taşır.

    Yine Yolcuyum bu akşam bir şehirden diğerine.Uğurlamanın ardından yanımdaki yol arkadaşıma bakıyorum. Tabiki gülümsemesi yolculuğun nasıl geçeceğini ilk işaretlerini veriyor.Neyse ki adam suratını çöpe düşürüp orada unutanlardan değil.Çok güzel geçecek bu yolculuk diyorum kendi kendime.
    Tanışma faslı ile başlayan sohbetimiz; karşılıklı fikir alışverişi, “ah bu ülkenin hali ne olacak”tan sonra anılara dayandı. Tabii ki genelde o dilini kullanıyor, bende ağırlıkla kulaklarımı. Ama öyle insanı buhranlara  sokan tipten değil. Yolculuğun sonlarına doğru “dur dur bak bir de bunu dinle evlat” dedi ve anlatmaya başladı.
    O gün sabah kahvaltıdan sonra son zamanlarda yeni edindiğim alışkanlığımı tekrar ettim. Bu motorsikleti aldığımdan beri her tarafa bununla gidiyorum. Neredeyse sokak başındaki bakkala bile bununla gideceğim. Yok hani delilik dağlarında gezindiğim şüphesi uyandırmasa çevreye. Onu da yapacağım. Ne bileyim evladım herhalde acemisi olduğumuz veya yeni yeni yapmaya başladığımız şeyler daha bir keyif veriyor. O gün de bir yakınımız hastanede yatıyor. Onu, ziyarete gideceğim tabii yine motorsikletle. Yola çıktım yine o tatlı heyecan sardı beni. Hastanenin önüne vardığımda tanımadığım bir ses bir şeyler diyor. Önce aldırmadım, hani üstüme de alınmadım. Sonra baktım karşımdaki bana bakıyor, bana bir bir şeyler diyor. Ben de daha fazla  yaklaştım yanına motosikletimle. Başladık konuşmaya.
-Efendim evladım.
 -Çalarlar amca
-Neyi çalarlar evladım?
-Motosikleti amca motosikleti, çalarlar. Yeni ve çok temiz görünüyor. Her gün çalıyorlar buradan.
-Nasıl çalacaklar evladım, ben üstündeyim! -Çalıyorlar amca
-Nasıl çalarlar ya ben üstündeyim ben! dedim. Artık tepem iyice atmış sinirden kızgın küpe dönüştüm.
-Geçenlerde de çaldılar amca
-Evladım anlamıyorsun galiba nasıl çalacaklar Ben üstündeyim.
 -çaldılar amca dur amca göstereyim.
O an hiçbir şey düşünemedim. O işaret etti ben indim motorsikletten. Bindi motosikletime ve bastı gitti. Evet dedim demek böyle çalıyorlarmış. Bir süre hiçbir şey yapamadım şaşkınlıktan. İlk şoku atlattıktan sonra sağa sola baktırdık. Gerekli yerlere başvurdum ama pek bi şey çıkmadı. Öfke bedene girince akıl terkeder bedeni derler ya benimki de öyle oldu. Anısını bitirdikten sonra yüzüne baktım kırık bir burukluk hissediliyor ama çok derinlerde. Zaman tozunu serpince olaylar eskisi kadar acıtmıyor yaşanmışlıklar. Yeniden gülümsemeye başladı. Biraz daha acısı tatlısı olan hayat üstüne konuştuk. Vardık, valizlerimizi çıkardık. Teşekkür ettim elini öpmeme müsade etmedi. Sarıldık dilek temennilerden sonra ayrıldık. Aynı gökyüzü altında farklı yollara yürüdük.
Paylaşmak

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.